BY ÜSKÜDARLI's profileву üѕкü∂αяℓιPhotosBlogGuestbook Tools Help

ву üѕкü∂αяℓι

∂üηє αiт ѕözℓєя ∂üη∂є кαℓ∂ı ¢αη¢αğızıм вυgüη уєηi вiя şєуℓєя ѕöуℓємєк ℓαzıм...

BY ÜSKÜDARLI İSTANBUL

Occupation
Location
Aℓℓαнıм göηℓüм∂є σℓαηı нαккıм∂α нαуıяℓı єуℓє, нαккıм∂α нαуıяℓı σℓαηα göηℓüмü яαzı єуℓє...


Gel
Ne olursan ol, yine gel !..

Hayat Paylaşınca Güzel...

вєηi вiя вєη вiℓiяiм вiя∂є уαяα∂αη, вαηα вiя вєη ℓαzıмıм вiя ∂є αηℓαуαη...

çєкємєzѕєη güℓüη ηαzıηı; ηє ∂iкєηiηє ∂σкυη ηє ∂є güℓü iη¢!т !..
There are no photo albums.

Mp3'lerim

DİNLE...

Feed

The owner hasn't specified a feed for this module yet.

{HOŞGELDİNİZ} ZİYARETÇİ SAYACI

6/12/2009

. . .

  bir fıkra ...             
 
    RUHLAR ALEMİNDE BİLGİSAYAR BAŞINDA
 
   Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve hanımına e-mail atmaya karar verir. Fakat farkında olmadan yazdığı mesajı yanlış bir adrese gönderir.... Yanlışlıkla maili alan kadın kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür. Yeni vefat eden eşinden geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.
Kime : Sevgili karıma.
Konu : Yeni ulaştım.
Tarih : 10 Haziran 2009
   Benden hemen haber aldığına çok şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Herşey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış.
   Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.
Not : Burası çok sıcak.................
      
 
   güzel sözler ...          
 
 
"Sakladığın sır senin esirindir.
Açığa vurursan sen onun esiri olursun."
Hz. Ali (ra.)
 
"Üç şey kalbi öldürür;
Çok konuşmak, çok uyumak ve çok yemek."
Fudayl bin İyad (ra.)
 
"Kalb dünyâ arzularından birine bağlı kaldığı ve
geçici lezzetlerden birinin peşine takılıp gittiği müddetçe,
imkânı yok, âhireti sevmiş olamaz."
Abdülkâdir Geylâni (ra.)
 
"Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi."
İmam-ı Azam (ra.)
 
5/19/2009

sözün özü . . .

 
 
 
 
αѕαℓєт вσу∂α ∂єğiℓ, ѕσу∂α σℓмαℓı!
 
iη¢єℓiк вєℓ∂є ∂єğiℓ, ∂iℓ∂є σℓмαℓı!
 
∂σğяυℓυк ѕöz∂є ∂єğiℓ öz∂є σℓмαℓı!
 
güzєℓℓiк уüz∂є ∂єğiℓ, уüяєктє σℓмαℓı!
 
 
 
5/6/2009

G Ü L . . .

 

Bilinmez hangi kırık kalbin duasıdır karanlıkları aydınlatan,

 

 Bilinmez kim için ettiğin duadır seni ayakta tutan…

 

Hasret buram buram, Gül demet demet;

 

Lakin Gül benden uzakta, ben Güle Hasret…

 

 

 
5/1/2009

YORGUNUM!..

 
YORGUNUM

Yoruldum çok Yoruldum...
Kendimden yoruldum Sürekli maske takmaktan ....
İçim Kan ağlarken İnsanlara gülmekten yoruldum..
Çok sinirliyken bile
Sakin olma zorunluluğundan yoruldum...
Hıçkırarak ağlamak isterken
Gözyaşlarımı içime akıtmaktan...
Delice severken içimden dağlara denizlere ...
Hoyratça esen rüzgara toprağa kuşlara....
Seviyorum diye haykırmak isterken
Susmaktan yoruldum...
Mavinin her tonunda kaybolmak isterken
Siyaha esir olmaktan yoruldum.....
Kendimden yoruldum ...
Hep güçlü olmak ne zordur...
Hep sorumluluk sahibi olmak...
Her zaman haklı olmak
Herseyi bilmek zorunda olmak
Ruhum yoruldu...
Çoçukken genç olmak Gençken olgun olmak
Çok zor yoruldum....
Çabuk tükettim ömrümü
Yarınlarımı.....
Umutlarımı....
Duygularımı.......
Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim ....
Oyunun adı hayat Başrolde ben...
Yardımcı oyuncular sevgi, aşk, acı, geçmiş
Senaryo konusu Herseye ragmen ...
Mutlu Olma Sanatı Ve oyun bitti..
perdeler indi ışıklar söndü
Kendimden yoruldum....
 
10/3/2008

Baba ve Oğlu . . .

 
2008-08-3..
 
80'ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen  -45 yaşında ve saygın bir işi olan- oğlu salonda oturuyorlardı.
Hal-hatırdan, çoluk-çocuktan, havadan-sudan sahbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti.
O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu.
Yaşlı baba kargaya gülümserek biraz baktıktan sonra oğluna sordu: 'Bu ne oğlum?'


Oğlu şaşkın, cevapladı: 'o bir karga baba.'


Yaşlı baba kargaya biraz daha baktıktan sonra yine sordu: 'Bu ne oğlum?'


Oğlu daha da şaşkın, yine cevapladı: 'Baba, o bir karga'


Karga hâlâ pervazda, komik hareketlerle başını sağa sola çeviriyor, başını yan yatırıyor, havaya bakıyor, sonra başını yine onlara çeviriyordu. Yaşlı baba üçüncü defa sordu: 'Bu ne?'


Oğlunun şaşkınlığı sabırsızlığa dönmüştü: 'O bir karga baba, üç oldu soruyorsun. Beni işitmiyor musun?'


Yaşlı baba dördüncü defa da sorunca oğlunun sabrı taştı ve sesini yükseltti: 'Baba bunu neden yapıyorsun? Tam dört defadır onun ne olduğunu soruyorsun, sana cevap veriyorum ve sen hâlâ sormaya devam ediyorsun. Sabrımı mı deniyorsun?'


Babası -yüzünde hâlâ bir gülümseme- yerinden kalktı, içeri odaya gitti ve elinde bir defterle döndü. Bu bir hâtıra defteriydi. Oturdu, sayfalarını karıştırdı ve aradığını buldu. Sevgiyle gülümseye devam ederek sayfası açık bir vaziyette defteri oğluna uzattı ve o sayfayı okumasını söyledi.


'Bugün 3 yaşındaki minik yavrumla salondaki sedirde otururken yanıbaşımızdaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Oğlum tam 23 defa onun ne olduğunu sordu. 23 soruşunda da ona sevgiyle sarılarak, onun bir karga olduğunu söyledim. Rahatsız olmak mı? Hayır! Onun sorusunu masumca tekrar edişi içimi sevgiyle doldurdu.'


'Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara 'öf' bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.' (İsra, 23)


y1pVXWU6jaiJvThl9pANAIixbVnMXQ3Edxg66SBx-XH76zFpsKChLLP9a1lby7QWq9fo7ySlC1RS98
 

 

GÖNÜL DOSTLARINA,

CANLARA ve CANANLARA

GÖNÜLDEN SELAM OLSUN...

 

ZİYARET ETTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM...

60924

 YAZILARINIZI BEKLİYORUM...

 

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

Seyyüdül en’amın bulunmaz üslübuyla ve gönüllere inşirah salan selamıyla selamlarım siz değerli kardeşimi;

En kalbi duygularımla Ramazan Bayramınızı tebrik eder,

Hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim…

Selam ve dualarımla kalın…

 

 

Sept. 29
onur abdiwrote:
ALLAH AENDEN RAZI OLSUN GUZEL SEYLER ORENDIM COK GUZEL HAZIRLAMISSIN ALLAHA EMANET OL
Sept. 11
"Allahümme inneke afuvvun, tuhibbu'l-afve fa'fu anni. (Allahım! Sen affeedicisin, affı seversin, beni affet."
 
 
İSTİĞFAR
Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ben günde yüz sefer Allah'a istiğfarda bulunurum."
Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ben günde yetmiş kere Allah'a tevbe ve istiğfarda bulunurum."
Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Benim dilimde, aile efradıma karşı bir ölçüsüzlük vardı. Fakat bu başkalarına olmazdı. Bu halimi Aleyhissalâtu vesselâm'a söyledim. Resülullah: "İstiğfar bakımından ne haldesin? (Bu kusurunun bağışlanması için günde yetmiş kere istiğfar et!" buyurdular."
 Abdullah İbnu Busr radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Amel defterinde çok istiğfar bulunana ne mutlu!"
Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resülullah aleyhisselatu vesselâm şöyle dua ederdi: "Ey Allahım! Beni, güzel amel işledikleri zaman(bunun mükâfaatıyla) müjdelenen ve hata işlediği zaman da istiğfar edenlerden eyle!"
 
LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH
Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bana: "Sana cennet hazinelerinden bir hazineyi haber vereyim mi?" buyurdular.
"Evet! Ey Allah 'ın Resülü!" dedim.
"Lâ havle velâ kuvvete illa billah (Gerek ibadet için gerek dünyevî işlerim için muhtaç olduğum) bütün güç kuvvet Allah'tandır" de!" buyurdular."
Hâzım İbnu Harmele radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a uğramıştım. Bana: "Ey Hâzım! Lâ havle velâ kuvvete illa billah" de! Çünkü bu cümle cennet hazinelerinden biridir" buyurdular."

RESÜLULLAH'IN DUASI
Hz. Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah şu duayı çok yapardı: "Allahümme sebbit kalbî alâ dînike.(Allahım kalbimi dinin üzere sabit kıl." Bir adam: "Ey Allah'ın Resülü! Biz sana iman ettiğimiz ve senin getirdiklerini tasdik ettiğimiz halde bizim (âkibetimiz) için korkuyor musun?" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm adama şu cevabı verdi: "Kalpler, muhakkak ki Rahman'ın parmaklarından iki parmağı arasındadır, onu (dilediği şekilde) döndürür."
Ravi der ki : "A'meş iki parmağını gösterdi. "

 
 
DUAYA KENDİNLE BAŞLA
İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah bize ve Âd'ın kardeşine rahmet eylesin."
İSM-İ AZAM
el-Kâsım (İbnu Abdirrahman) radıyallahu anh demiştir ki: "Allah'ın, duada şefaat kılındığı taktirde, o duayı kabul ettiği ism-i âzamı şu üç surededir: Bakara, Âl-i İmran ve Tâ-Hâ.
Ebu Ümâme radıyallahu anh'tan yapılan bir rivayette, bunun benzeri Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan merfu olarak gelmiştir.
Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle yalvardılar: "Allahım! Ben, senin pak, güzel, mübarek ve yüce nezdinde en sevimli olan, onunla dua edildiği taktirde hemen icabet ettiğin, onunla senden istenince hemen verdiğin, onunla rahmetin talep edilince rahmetini esirgemediğin, onunla kurtuluş talep edilince kurtuluş verdiğin isminle senden istiyorum."
Hz. Aişe'nin belirttiğine göre, bir başka gün Aleyhissalâtu vesselam'ın, kendisine "Ey Aişe! Kendisiyle dua edildiği taktirde icabet ettiği ismi, Allah'ın bana gösterdiğini sen biliyor musun?" diye sormuştu. Hz. Aişe der ki: "Ben: "Ey AIlah'ın Resülü! Annem babam sana feda olsun, onu bana da öğret!" dedim. "Ey Aişe onu sana öğretmem uygun düşmez!" buyurdu. Bu cevap üzerine ben de oradan uzaklaşıp bir müddet tek başıma oturdum. Sonra kalkıp, başını öptüm ve: "Ey Allah'ın Resülü! Onu bana öğret" diye ricada bulundum. O yine: "Onu sana öğretmem uygun olmaz, ey Aişe! Onunla senin dünyevî bir şey talep etmen uygunsuz olur" buyurdu."
Hz. Aişe devamla der ki: "Ben de kalkıp abdest aldım, sonra iki rekât namaz kıldım, sonra: "Allahım! Sana Allah isminle dua ediyorum. Sana Rahman isminle dua ediyorum.Sana Birrurrahîm isminle dua ediyorum. Sana bildiğim ve bilmediğim güzel isimlerinin hepsiyle dua ediyorum. Bana mağfiret et, rahmet eyle" diye dua ettim."
Aişe devamla der ki: "Bu duam üzerine Resülullah aleyhissalâtu vesselâm güldü ve: "İsm-i âzam, senin yaptığın şu duanın içinde geçti" buyurdu."
 Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah Teâla hazretlerinin doksandokuz ismi vardır, yüzden bir eksik. O, tektir, teki sever. Kim bu isimleri ezberlerse cennete girer. Onlar şunlardır: Allah, el-Vahid, es-Samed, el-Evvel, el-Ahir, ez-Zâhir, el-Bâtın, el-Hâlık, el-Bâri, el-Musavvir, el-Melik, el-Hakk, es-Selâm, el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbâr, el-Mütekebbir, er-Rahmân, er-Rahîm, el-Latif, el-Habîr, es-Semî', el-Basir, el-Alîm, el-Azîm, el-Bârr, el-Müte'âl, el-Celîl, el-Cemîl, el-Hayy, el-Kayyüm, el-Kâdir, el-Kâhir, el-Aliyyu, el-Hakîm, el-Karîb, el-Mucîb, el-Ganiyyu, el-Vehhab, el-Vedüd, eş-Şekür, el-Mâcid, el-Vacid, el-Vâli, er-Râşid, el-Afuvvu, el-Ğafür, el-Halîm, el-Kerîm, et-Tevvâb, er-Rabb, el-Mecîd, el-Veliyyu, eş-Şehîd, el-Mübîn, el-Bürhân, er-Ra'üf, er-Rahîm, el-Mübdiu, el-Mu'îd, el-Bâis, el-Vâris, el-Kaviyyu, eş-Şedîdu, ed-Dârru, en-Nâfi'u, el-Bâki, el-Vâkî, el-Hâfıd, er-Râfi', el-Kâbıd, el-Bâsıt, el-Mu'ızzu, el-Müzillü, el-Muksıt, er-Rezzâk, Zü'l-Kuvve, el-Metîn, el-Kâim, ed-Dâim, el-Hâfız, el-Vekîl, el-Fâtır, es-Sâmi', el-Mu'tî, el-Muhyî, el-Mümît, el-Mâni', el-Câmi', el-Hâdî, el-Kâfı, el-Ebed, el-Âlim, es-Sâdık, en-Nür, el-Münîr, et-Tâmm, el-Kadîm, el-Vitru, el-Ahadu, es-Samedu, ellezi lem yelid velem yüled ve lem yekün lehu küfüven ahad."
Zûhrî der ki: "Bana birçok ilim ehlinden ulaştığına göre, bu Esmâu Hüsna'nın okunmasına "Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike leh. Lehü'l Mülkü ve Lehü'I-Hamdu bi-yedihi'l-Hayr ve huve ala külli şeyin kadîr, la ilahe illâllahu, lehül-Esmâu'l-Hüsnâ" diye başlanmalıdır."

Sept. 6
YA İSMAİL  SANA YÜZÜNEDE SÖYLEDİM    SANAL DADA SÖYLÜYORUM SEN ÇOK ACAYİP BİRİ OLMAKLA BERABER ÇOK İİİİ BİRİSİSİN  SENİ YANİ SPACE ME DAVET EDERKEN SPACENİN ÇOK GÜZEL OLDUĞUNU SÖYLEMEKTEN KENDİMİ ALI KOYAMIYORUM GÖRÜŞMEK ÜZRE...
Aug. 16
Eda Özmenwrote:

Gülümsemeselam spaceniz çok güzel hazırlayan elleriniz dert görmesin hep okumaya devam edicem insan okudukça güzel şeyler ögreniyor ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN başarılar...

Aug. 12